“Sahaf olabilmek için bilgi, özveri ve vicdan gerekli”

Bir Pazar günü İzmir’in köklü semtlerinden Basmane’ye yolumuz düşünce, oteller sokağını biraz geçip ara sokaklarda yürümeye başlıyoruz. Eski evler, tarihi binalar, dar sokaklar ve bütün hatıralarını geride bırakıp gelen Suriyeli mülteciler karşılıyor bizi. Esnaf lokantaları, fırınlar, hamamlar ve bakkallar yerli yerinde. Yeni şeyler de eklenmiş tabii; Arapça tabelalar ve Suriye ekmeği gibi. Sokakları geçerken iki kültürün harmanlaması her köşe başında hissediliyor. Tarih kokan Basmane sokaklarında en çok eski binalar ilgimizi çekiyor. Bir tanesinin önünden geçerken, “Görme Engelliler Derneği” binası olduğunu fark ediyoruz. Binanın tam karşısına baktığımızda üç katlı, küçük ama kitaplarla dolu “Fersuden Sahhaf” karşımıza çıkıyor. Kitaplarla dolu tozlu rafların hikayesini merak ediyor ve sahibi Murat Elçiboğa ile sohbet etmeye başlıyoruz. 

İçeri girdiğimizde dikkatimizi çeken ilk  şey dükkanın küçüklüğüne rağmen kitapların fazlalığı oluyor. Kitap dolu rafların arasında gezinmeye başlıyoruz. Bu kadar çok çeşit kitabı bir arada daha önce görmediğimizi fark ediyoruz; Kuran-ı Kerim’den TRT Belgeselleri’ne, Gülten Dayıoğlu’ndan Yaşar Aksoy’a, Rıfat Ilgaz’dan Teksas Tommiks’e Fersuden’i keşfederken meraklı sorularımıza kulak misafiri olmuş olacak ki Murat Elçiboğa’nın akıl hocası ve İzmir’in eski sahaflarından İskender Ertuğrul ile tanışıyoruz. Kendisi Buca’daki Zümrüt Sahaf’ın sahibiymiş. Hemen sahaflığa nasıl başladığını ve Fersuden’in açılmasında nasıl bir rol aldığını anlatmaya başlıyor: “ Üniversitede çok kitap okurdum. Bir kitapçıya girdiğim zaman kucak dolusu kitapla çıkardım. İlk dükkanımı kendi kitaplarımla açtım. İstanbul’da sahaf bir tanıdığımın desteğiyle bu işe başladım. Bu işe başlarken biri vesile oluyor. Murat ağabeyiniz de öğrenciyken gelip benden kitap alırdı. Gelip gittikçe tanıştık. Şimdiyse İzmir’de Arapça ve Osmanlıca bilen tek sahaf oldu.” Böylece sular ısınıyor ve Murat Elçiboğa bir anda Murat Ağabey oluyor…

“Fersuden ne demek” diye sesli düşünmüş olacağız ki Farsça’da eskimiş, yıpranmış anlamına geldiğini söylüyor Murat Ağabey. Bir gün bir akrabasıyla Farsça bir kitabı karıştırırken görmüşler bu kelimeyi. Fersuden isminin hikâyesini öğrendikten sonra  buradaki kitap sayısı da bir hayli şaşırtıyor bizi. Bütün kitaplar nadirkitap.com’da kayıtlı. Gazete ve dergiler hariç 60 bin kitap var. 15 bine yakın gazete var. Bunlar, 1970 ‘li, 80’li ve 90’ lı yılların gazeteleri. Üç bine yakın Osmanlıca eser var. Murat ağabey bu kitapları bit pazarından, antikacılardan, kitapçılardan, İstanbul’dan, Bursa’dan ve Ankara’dan topluyor. Antikacılardan efemeralar (eski, küçük ve geçici belge) alıyor.” Efemeraları ise koleksiyoncuların gelip satın aldığını ya da internet üzerinden satış yaptıklarını dile getiriyor. Özellikle Osmanlıca eserleri ve evrakları toplamaya çalışıyor. Kitap fiyatlarını nasıl belirlediğini ve en çok hangi kitapların satıldığını merak ediyoruz,  “İnternetten bakıyorum. İnternette olmayanların fiyatlarını da çok satan kitaplara göre ya da konularına göre belirliyorum.” diyor ve ekliyor “En çok edebi eserler ve ramanlar satılıyor.”  Dini kitaplara internet üzerinden satışlarda pek fazla talep olmadığını ama dükkandan gelip alan müşterilerin olduğunu söylüyor. Bir de bir tüyo veriyor, ”İnternet sitesinden almak yerine buraya gelip pazarlık eden müşterilere aynı kitabı daha ucuza verebiliyorum.”

Altmış bin kitap toplamak büyük bir çaba ve özveri gerektiriyor. Bu kadar özveriyle çalışan Murat ağabey bize işindeki hedefini ise şöyle açıklıyor, “Benim bu işteki prensibim kitapları uygun fiyata alıp uygun fiyata satmak, hem alırken hem de satarken kazanmak. Kitabı alırken kitapçıyı da kazanıyoruz aslında sadece kitapları değil. Satarken uygun fiyata sattığımızda da müşteriyi kazanıyoruz.”  15 yıllık sahafa ilgisini çeken ve okumayı sevdiği kitapları da sormadan edemiyoruz, ” Tarih ve felsefe konulu kitapları okumayı seviyorum. Tarih olarak Cevdet Paşa’nın kitaplarını okumayı severim. Ayrıca Evliya Çelebi’nin Seyehatname adlı eseri ve hatıratlar ilgimi çeker. İslam felsefesinden de Gazali ve  İbn-i Rüşt okurum.” diye anlatıyor.

Peki kimdir Murat Elçiboğa diyoruz, “ Mardin’in Kabala Köyü’nde doğdum. Kabala şu anda Artuklu’ya bağlandı ve mahalle oldu. 12 yaşıma kadar hayatım orada geçti. 1990 yılında İzmir’e geldim. 12-13 yaşlarındaydım. Babam burada çalışıyordu, ben de yanına geldim. İki sene sonra evimizi de getirdik buraya. İlk önce tekstil işiyle uğraştık. Ayakçılık, overlokçuluk, makinecilik derken 20 sene kadar çalıştım tekstil sektöründe. Ama bu işi sevmeyerek yapıyordum. Bit pazarında kitaplarla tanıştıktan sonra kitaplardan vazgeçemedim ve bu işi yapmaya karar verdim. İlkokul mezunuyum fakat çocukluğumdan beri kitap okumayı severim. Şimdiye kadar 200- 300 tane kitap okumuşumdur. 1998’de askere gittim. 2000 yılında askerden dönünce evlendim ve şimdi beş çocuğum var. İlk dükkanımı 2004’te Kemeraltı’ndaki Havra Sokağı’nda bulunan Albayrak Pasajı’nda açtım. İkinci dükkanımı 2007’de katlı otoparkın yanında açtım. Fersuden’i de 2010’da ilk önce Üçkuyular’da açtım. Bir ay boyunca denedim ama orada neredeyse hiç müşterim olmadı ve sonunda buraya geldim. 2010’dan beri burada devam ediyorum. Kendimi tam anlamıyla sahaf olarak görmüyorum. Daha sahaflığın kemaline ermedim. Bence sıradan bir kitapçıyım. Benim bu işi devam ettirmemdeki en büyük amacım ilim okuyabilmek. Çocuklarımın da ilim okumalarını istediğim için bu işi yapıyorum. Murat Ağabey’in akıl hocası İskender Erdoğan da sahaflığa dair söylemek istediklerini dile getiriyor, “Ben 30 yıllık kitapçıyım. Kendimi sahaf olarak görmüyorum. Bir sahaf olabilmek için bilgi, özveri ve vicdan gerekli. Kendi vicdanını sorgulayabilmek çok önemli. Biz kendimizi sahaf olarak nitelendirmiyoruz.”

Araf Dergi

2 comments

  1. Merhabalar,bu özverili çalışmanız için teşekkür ederim.Ben Sahaf Murat Elçiboğa’nın “Fersuden” ismini müzakere ettiği,yazıda bahsedilen kardeşiyim.Abim ile alakalı kısaca şunu ifade edeceğim;
    ‘O tam bir kitap kurdudur’ .Elmada kurt ne ise kitapta o.Kurt elmaya ne kadar sevdalıysa o da öyle.
    Vesselam..

Cevap ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir